Bebek Bahçesi
Bahçe-i Bebek Çelebi olarak kayıtlara geçmiş bu hasbahçe,
Bebek'e doğru Akıntıburnu'nda başlayan Hasan Halife
Bahçesi'nden sonra gelmekteydi. Zamanlarında, kısa dönemler
için pek ünlü olan bu bahçelerin ve çevredeki sırtlara doğru
uzanan korulukların, sık servi ağaçları ve ulu çınarların,
Bebek semtini 18. yy'a kadar sultanların itibar ettiği bir
biniş mahalline dönüştürmeye yetmediği anlaşılıyor. Evliya
Çelebi, 17. yy'da hasbahçenin bakımsızlığına değinirken,
içinde ilk yapısı I. Selim dönemine (1512-1520) tarihlenen bir
kasır bulunduğunu ileri sürüyor. "Bahçesi o kadar mamur
değildir, ama azim selvileri vardır" diyor. Bahçe 18. yy'da
yeniden itibar görmüş ve Bebek Kasrı inşa edilmiştir. Bebek
Bahçesi'nin Arnavutköy tarafında 1602 tarihinde öldürülen
yeniçeri ağasına ihsan edilmiş olan Hasan Halife Bahçesi,
Rumeli Hisarı yönünde de Deli Hüseyin Paşa (Kaptan-ı Derya
1634-1635, 1640; sadrazam 1656) Bağı bulunmaktaydı. Evliya
Çelebi'ye göre bu bağ, çam ağaçları ile süslüydü, sahilde ise
paşanın bir yalısı vardı. Bu bağ ve bahçeler daha sonraları
koruluklara dönüşerek parçalanmış (Arif Paşa Korusu, Ayşe
Sultan Korusu, Valide-i Hıdiv Korusu) ve bugün yerlerini büyük
ölçüde apartmanlara bırakmışlardır. KURUÇEŞME ADASI
Boğaziçi'ndeki tek ada olan Kuruçeşme Adası kıyıdan 160 m
kadar açıktadır. Yüzölçümü 6.900 m2 kadardır. Daha önce ne
amaçlarla kullanıldığı bilinmeyen ada Sultan Abdülmecid
vaktine aitken, Sultan Abdülaziz (hd 1861-1876) tarafından
hass mimarı Sarkis Balyan'a (1831-1899) verilmiştir. Adanın
çevresini duvarla örten ve içine iki katlı bir konut yaptıran
Sarkis Balyan'ın ölümünden sonra mirasçıları adayı Şirket-i
Hayriye'ye kiralamışlar, şirket de burasını vapurlar için
kömür deposu haline getirmiştir. Şirket-i Hayriye'den sonra
Şehir Hatları İşletmesi tarafından da bu amaçla kullanılan
ada, 1958'de Galatasaray Spor Kulübü tarafından Sarkis
Balyan'ın mirasçılarından satın alınmıştır. Bugün adada
kulübün yüzme ve kürek dallarındaki etkinlikleri yürütülmekte,
sosyal tesisleri bulunmaktadır. Kulüp adanın güneyini 2.017
m2'lik, kuzeyini ise 1.052 m2'lik bir kordonla çevirerek içini
yüzme havuzu haline getirmiştir. KORULAR
Yıldız Korusu: Mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne
aittir. Alanı 46,7 hektar kadardır. 1950'de İstanbul
Belediyesi'nin kararı ile halka açık park haline getirilen
koru, Yıldız Sarayı'nın dış bahçesidir. Burası aslında,
Çırağan Sarayı'nın kara tarafındaki korusudur. II. Abdülhamid
(hd 1876-1909) hasbahçe (iç bahçe) ile koruluğu (dış bahçe) ;
Ortaköy sırtlarına kadar genişletmiş, yüksek duvarlarla
çevirterek emniyetini sağlamıştır. Koruda, çoğunluğu yabancı
kaynaklı (egzotik) 120'den fazla ağaç ve çalı türü
bulunmaktadır. İğneyapraklılardan sedirler, çamlar, göknar ve
ladinler, porsuk ve yalancı porsuklar; pul yapraklı
kozalaklılardan selvi ve ardıçlar, mazılar; yapraklı
ağaçlardan ıhlamurlar, akçaağaçlar, dişbudaklar, meşeler,
yalancı akasyalar, atkestaneleri ve soforalar, karaağaç ve
menengiçler, Çin şemsiyeağacı (Firmiana simplex), Amerikan
laleağacı (Liriodendron tulipifera), acemdutu (Broussonetia
papyrifera), sabunağacı (Koelreuteria paniculata), kaymakağacı
(Feijoa sellowiana), oyaağacı ve daha yüzlercesi yan yana ve
bir arada yetişmektedirler. Naile Sultan Korusu: Ortaköy ile Kuruçeşme arasında,
sahil yolundan (Defterdarburnu'ndan) kuzeybatıya doğru
yükselen, oldukça dik eğimli yamaç ve tepeye doğru düzleşen
bir arazi parçasıdır. Alanı yaklaşık 4,9 hektar kadardır.
Naile Sultan ( 18841957), II. Abdülhamid'in kızıdır. Hanedan
mensubu olduğu için Cumhuriyet'in ilanından sonra 1924'te
yurtdışına çıkmak zorunda kalmış, 1952'de Türkiye'ye
dönmüştür. O tarihlerde mülkünü İstanbul'un kumaş
tüccarlarından Namık Özsoy'a satmış; 1980'li yılların başında
korunun büyük bir kesiminde, iki katlı köşk ve villalar
yapılmış, ayrıca Naile Sultan'a ait görkemli köşk restore
edilmiştir. Korudan kalan ağaçlar, fıstık çamları, yaşlı mavi
atlas sedirleri, kızılçamlar, selviler, mahlep (idris), cehri
(Rhamnus alaternus), porsuk (Taxus baccata), yalancı akasya,
ıhlamurlar, çiçekli dişbudak (Fraxinus ornus) ve
manolyalardır. Naciye Sultan Korusu ( Enver Paşa Korusu):
Ortaköy-Kuruçeşme arasında, sahil yolundan
(Defterdarburnu'ndan) batıya doğru yükselen oldukça dik eğimli
yamaç ve tepede düzleşen bir arazi üzerindedir. Halide Hanım
Korusu ile Naile Sultan Korusu arasında yer alır. Alanı 3,3
hektar kadardır. Adı koru ile bütünleşen Naciye Sultan (
18941957), Abdülmecid'in oğlu Şehzade Süleyman Selim
Efendi'nin kızıdır. 5 Mart 1914'te Enver Paşa ile evlenmiştir.
1980'li yılların başında, korunun büyük bir kısmında iki katlı
köşkler yapılmış, ayrıca Enver Paşa Köşkü olarak bilinen ahşap
yapı restore edilmiştir. Köşkün ana giriş kapısının iki
tarafında çok boylanmış, yaşlı şimşirler ile nar ağaçları köşk
ile yaşıttır. Binaların yakın çevreleri gösterişli çalılar ve
yer örtücüleri ile ağaçlandırılmıştır.
Korudan günümüze
kalan âğaçlar, anıtsal boyutlara erişmiş yaşlı sakızağacı,
mavi atlas ve Himalaya sedirleri, fıstıkçamları, mavi
serviler, kızılçamlar, erguvanlar, zeytinler, gülibrişimler,
defneler, yaşlı bir alevağacı (Photinia serrulata) ve diğer
çalı türleridir. Vakıf Korusu (Prens Sabahattin Korusu): Kuruçeşme
sahil yolu ile Ulus'taki TRT binası arasında kalan, oldukça
dik eğimli yamaçlar üzerinde, yaklaşık 22 dönümlük bir alana
yayılmış girüt, kapalı bir korudur. İçindeki ağaçlar fazla
boylu değildir. Bugün İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün
mülkiyetinde bulunan koru, II. Abdülhamid'in kız kardeşi
Seniha Sultan'ın oğlu Prens Sabahattin'e annesinden intikal
etmiş, bu nedenle bir süre Prens Sabahattin Korusu olarak da
anılmıştır. Koruda mevcut ağaçlar defne, akçakesme, çitlembik,
sakızağacı, kermes meşesi, yalancı akasya, saplı meşe,
dişbudak, erguvan, zeytin, ıhlamur vb'dir. Emin Erkayınlar Korusu (Şeyhülislam Cemaleddin Efendi
Korusu): Kuruçeşme'de Vakıf Korusu'nun bitişiğinde, sahil
yolu ile Ulus'taki TRT arazisi arasında, yüksek duvarlarla
çevrili, yaklaşık 100 dönümlük bir alanı kaplayan, kesif,
kapalı bir korudur. Sahibi ölmüş, vârisleri arasında bir
anlaşma sağlanamamıştır; korunun yukarı kesiminde inşa edilmiş
bulunan iki eski köşk harap olmuş, biri de yanmıştır. Halk
arasında burası Şeyhülislam Korusu olarak da anılmaktadır.
Korunun Kuruçeşme tarafındaki büyük giriş kapısının solunda ön
cephe taşının üstünde tuğra ve eski Türkçe kabartma yazılar
bulunan süslü ve görkemli bir kuru çeşme yer almaktadır.
Ayrıca korunun Kuruçeşme tarafındaki duvarlara gömülü birkaç
adet büyük su sarnıcı vardır. Horasanharcı sıvalı taş ve
tuğlalardan örülmüş bu tarihi sarnıçlar, bir zamanlar
sahildeki yalı ve saraylara su sağlamak için inşa edilmiştir.
Bugün bunlardan iri, duvarlarına pencere ve kapı açılarak eve
çevrilmiştir. Koruda bulunan ağaç türleri Vâkıf
Korusu'ndakilere benzer. Yanmış ve yıkık köşklerin çevresinde
oldukça boylu mavi atlas ve Himalaya sedirleri, manolyalar ve
alevağaçları vardır. Arnavutköy Robert Kolej Korusu: Koru, Arnavutköy
sahilinden Ulus'a doğru yükselen kuzeydoğu ve güneydoğuya
bakan yamaçlar, tepecikler ve vadilerden oluşan oldukça dik
eğimli bir arazi parçası üzerindedir. Alanı 27,5 hektardır.
Manolya, dişbudak, ıhlamur, çınar, saplı meşe, erguvan,
yalancı akasya, karayemiş, akçakesme, kermes meşesi, sedir,
selvi, fıstıkçamı, akçaağaç, ceviz, kokarağaç, defne,
sakızağacı, sabunağacı, çitlembik ve daha çok sayıda doğal ve
egzotik ağaç ve çalı türlerinden oluşan bakımlı bir korudur.
Son yıllarda in Son yıllarda inşa edilen yemekhane, kapalı
spor salonu ve tiyatro binaları, anıtsal niteliğe ulaşmış
saplı meşe, Himalaya sediri, gümüşi ıhlamur gibi bazı
ağaçların kesilmesine veya kurumasına neden olmuştur. İpar Korusu: Arnavutköy-Bebek arasında, sahilden
güneybatıya doğru yükselen, oldukça dik eğimli ve tepelik bir
arazi parçasıdır. Bizans döneminden kalma bazı bina ve duvar
yıkıntılarının bulunduğu bu kesif ağaç topluluğunun alanı 4,4
hektar kadardır. Koruya Etiler tarafındaki büyük kapıdan
girilir. Gümüşi ıhlamur, dişbudak, çitlembik, atkestanesi,
akçaağaç, defne, erguvan, selvi, fıstıkçamı, porsuk, sahil
sekoyası (Sexuoia sempevirens), karaağaç, çınar, manolya
(Manolia grandiflora) gibi ağaç cins ve türleri korunun tüm
alanına dağılmış, tepeleri birbirinin içine girift bir şekilde
girmiştir. Koru bugün Emin Hattat ailesinin
mülkiyetindedir.Fransız Yetimhanesi Korusu: Bebek'te, İpar Korusu
ile Bebek'i Etiler'e bağlayan, dik yolun solunda kalan ağaçlık
alandır. Yaklaşık 3,3 hektar yüzölçümündedir. Arazinin
mülkiyeti 1909'da Bebek'te açılan Gabriel Fransız Okulu ile
Fransız Yetimhanesi'ne aittir. Zaman içerisinde burada görev
yapan rahipler Etiler sırtlarındaki çilek tarlalarını satın
alarak, araziyi genişletmişlerdir. Lozan Antlaşması'ndan sonra
bazı diğer Katolik okulları gibi Gabriel Fransız Okulu da
kapatılmıştır. Bazı binalar ile arazinin (korunun) bir bölümü,
1583'te İstanbul'a gelen Cizvitlerce açılan ve bugün halen
öğretime devam eden Saint Benoit Fransız Lisesi'ne
devredilmiştir. Koru, Bebek sırtları üzerindeki Kortel, İpar
korularının bir devamıdır. Ağaç türleri olarak da gümüşi
ıhlamur, çitlembik, kestane, saplı meşe, dişbudak, defne,
sakızağacı, menengiç, akçaağaç ve akçakesmeler, atkestaneleri,
kermes meşeleri, karaağaçlar, yaşlı serviler ve fıstıkçamları
girift bir kapalılıkta koruda bir arada bulunurlar.Kortel Korusu: Arnavutköy-Bebek arasında, sahilden
güneybatıya doğru yükselen, oldukça dik eğimli ve tepelik bir
arazi parçası üzerindedir. Koru yaklaşık 2 hektar
yüzölçümündedir. Koru ve içindeki daha sonra yanan iki ahşap
köşk, Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın kızı Zeynep Hanım'ın
mülkiyetindeydi. 1935'te, Zonguldak ve İstanbul milletvekili
ve Türkiye'nin ilk elektrik mühendislerinden olan Hüsnü
Kortel, koruyu Zeynep Hanım'ın vârislerin'den satın almıştır.
Korunun sırta yakın, kısmen düzlük kesiminde 1978-1984
arasında 20'ye yakın bir veya iki katlı ev ve köşk inşa
edilmiştir. Korudaki ağaç türleri anıtsal boyutlara ulaşmış
fıstıkçamı, kızılçam, servi, sakızağacı, saplı meşe, erguvan,
defne, mavi atlas sedirleridir. Ayşe Sultan Korusu: Bebek-Rumelihisarı arasındaki
sahil yolundan Boğaziçi Üniversitesi Korusu'na ve kampusuna
doğru yükselen güneydoğu ve kuzeydoğuya bakan yamaçlar,
tepecikler ve vadilerden oluşan oldukça dik eğimli bir arazi
parçası üzerindedir. Alanı yaklaşık 60-65 dönüm kadardır.Ârifi Paşa Korusu: Bebek-Rumelihisarı arasındaki
sahil yolundan Boğaziçi Üniversitesi Korusu'na ve kampüsüne
doğru yükselen, yamaçları güneydoğuya dönük, oldukça dik
eğimli arazi parçasıdır. Tüm alanı yaklaşık 22 dönüm
kadardır.Boğaziçi Üniversitesi Korusu: Bebek-Rumelihisarı
sahil yolundan oldukça dik bir eğimle yükselen, kuzeydoğu,
doğu ve güneybatı yönlerine bakan yamaçlardan, tepeciklerden
ve vadilerden oluşan bir arazi parçasıdır. Alanı yaklaşık 23
hektar kadardır. 17. yy'ın ikinci yarısında, Kaptan-ı Derya
Deli Hüseyin Paşa Bağı olarak bilinen bu arazi üzerinde,
1871'de Dr. Cyrus Hamlin'in çabaları ile bir bina inşa edilmiş
ve Robert Kolej eğitim ve öğretime burada başlamıştır. Koruda
bugün anıtsal niteliğe ulaşmış Amerikan orijinli sahil
sekoyası, Duglaz göknarı (Pseudotsuga menziestü), mavi
sedirler ve Himalaya sedirleri, fıstıkçamları, atkestaneleri,
ıhlamurlar, süs dişbudakları kolejin kuruluş yıllarından
kalmadır. Çok bakımlı bir korudur. Son 10 yıl içinde korunun
açık alanları iğneyapraklı ağaçlar ile ağaçlandırılmıştır.
Defneler, karayemişler, erguvanlar ve özellikle kermes meşesi
(Quercus coccifera) oldukça uzamış ve kalın çaplara
ulaşmışlardır.