
Beşiktaş İlçesi'nin yeryüzü biçimleri ikili özellik taşır. İlki
İstanbul Boğazı'nın biçimlediği kıyı kesimi, ikincisi art bölgeler.
Kıyı kesimi denize paralel uzanan yamaçlar biçimindedir. Bu
yükseltiler yer yer vadilerle bölünmüş ve hemen her vadi tabanı da
bir derenin yatağı olmuştur. Alt bölgeler ise batıda Beyoğlu
platosunun devamı niteliğindeki az engebeli düzlükler ile kuzeyde ve
doğuda vadilerin biçimlediği küçük düzlüklerden oluşur. Yükselti
eğrisine bir örnek vermek gerekirse Barbaros Bulvarı başlangıcında
1.5 m iken Zincirlikuyu'da 135 metreye ulaşır. Boğaz kıyılarının
Beşiktaş İlçesi sınırları içindeki kesimi fazla girintili çıkıntılı
değildir. Burun olarak Ortaköy'de Defterdarburnu, Arnavutköy'de
Akıntıburnu sayılabilir. Tek koy ise Bebek koyudur. Boğaziçi'nin tek
adası olan Kuruçeşme Adası da Beşiktaş sınırları içindedir.
b. Akarsular
Beşiktaş İlçesi'nde bugün Nisbetiye Mahallesi vadisinden oluşarak üç
küçük kolu olan ve Ortaköy ile Levazım mahallelerinin sınırını
çizerek Ambarlıdere Dereiçi Sokağı'nın başlangıcında tonoza giren
Ortaköy Deresi'nden başka akarsu kalmamıştır. Diğer derelerin bir
kısmı 19. yy sonlarındaki yerleşmelerle, kalanlar ise 20. yy
yerleşmelerinin topografyada meydana getirdikleri değişmeler
sonucunda yok olmuştur. Bugün bazıları sokak adlarında yaşayan
Beşiktaş'ın dereleri şöyle sıralanabilir: Karabâli (Dolmabahçe)
Deresi, Beşiktaş Deresi (1811 ve 1866'daki taşkınlarda büyük
tahribata yol açmıştır), Muradiye Deresi, Fulya Deresi, Ihlamur
Deresi (Fulya Deresi'nin devamı niteliğindedir, 1970'e kadar Odalar
Sokağı ile Selaltı Köprü Sokağı'nın kavuştuğu yere kadar açıkta
akar, burada tonoza girerdi),
Hasanpaşa Deresi, Yahyaefendi Deresi, Ortaköy Deresi (Dereboyu
Caddesi'nden akan dere Ortaköy Camii'nin kuzeyinde denize
kavuşurdu), Ekmekçioğlu Deresi, Arnavutköy Deresi.
c. Jeolojik Oluşum
Beşiktaş İlçesi'nin kapsadığı alan büyük ölçüde I. zaman (Paleozik)
devoniyen sistemine bağlı kayaçlardan oluşur. Killi şişt ve grovak
özelliği taşıyan bu oluşum II. Zaman'da (Mesozoik) kıvrılma geçirmiş
ve boylanmıştır. Bu dönemde meydana gelen volkanik hareketlerle de
kırıklar mağma ile dolmuştur. III. Zaman (Senezoik) oluşumlarına ise
Beşiktaş'ta rastlanmaz. Kıyı kesiminde, özellikle akarsuların
biçimlediği vadilerde ve denize döküldükleri yerlerde alüvyon
oluşumu yoğundur.
d. İklim
Beşiktaş'ın iklimi doğal olarak İstanbul'un ikliminin bir
parçasıdır. Ancak kıyı kesiminde nem oranı daha yüksektir. Akdeniz
iklimi ile kara iklimi arasında kalan İstanbul'un bu karma özelliği
Beşiktaş'ta da kendini gösterir. Yazları sıcak ve yağışsız, kışları
ılıman ve yağışlı geçer. Yağış en çok kasımda en az temmuz ayında
düşer. Yıllık ortalama karla örtülü gün sayısı 7'dir. Kar yağışının
en çok görüldüğü ay şubattır. Yıllık ortalama sıcaklık 13°C'dir. En
sıcak ay ağustos, en soğuk ay ocaktır. Gece ile gündüz sıcaklık
farkı büyük değildir. Bu farkın en yüksek olduğu ay nisan olarak
ölçülmüştür. Donlu günlerin sayısı 25'i geçmez. Sıcaklığın 25°C'yi
geçtiği gün sayısı ise 90'dır. Ortalama nem oranı % 75 dolayındadır.
Ölçülmüş en yüksek deniz suyu sıcaklığı 26,2°C, en düşük sıcaklık
ise 1,5°C'dir. Hâkim rüzgârlar kuzeydoğulu (poyraz) ve güneybatılı
(lodos) esintilerdir. Rüzgâr düzeni kararlılık gösterir.
e. Bitki Örtüsü ve
Doğal Güzellikler

Bugün yoğun yerleşme yüzünden hayli tahribe uğramış olan
doğal bitki örtüsü kıyı boyunca yamaçları kaplayan
koruluklar ve düzlük alanlarda çayır ve meralardan
oluşuyordu. Ayrıca vadilerde geniş ölçüde bağ ve bahçe
tarımına ayrılmış alanlar ile doğal meyve bahçeleri vardı.
Beşiktaş Osmanlı hanedanının yazlık saraylarının ve devlet
ricalinin sahilhanelerinin bulunduğu yeri olduğundan birçok
koıu özel biçimde düzenlenmiş ve bahçeler meydana
getirilmiştir. Dolmabahçe den başlayarak sırayla Karabâli,
Beşiktaş, Civankapıcıbaşı, Kazancıoğlu, Hasan Halife (Akıntıburnu'nda)
ve Bebek Bahçesi adlarını taşıyan bu bahçelerin en ünlüleri
Beşiktaş Bahçesi ile Bebek Bahçesi'dir. Yahya Efendi
Mesiresi ile Ihlamur Mesiresi de halka açık yerler olarak
uzun süre varlığını sürdürmüştür. Yıldız Sarayı'nın dış
bahçesi niteliğindeki koru ise bugün Yıldız Parkı olarak
düzenlenmiştir.